Hicri 1420 Senesinin Ve 21. Asrýn Tebrik Mektubu

Fas-Rabat Sempozyum Hatýralarý

Üstâd'ýmýzýn hakikatli bir beyaný

Ýslam Alemi Risale-i Nur'a Büyük Alaka Duyuyor

 

 

 

˜¬G²W«E¬"ö­d±¬A«K­<öÅž¬!ö¯š²z«-ö²w¬8ö²–¬!«: ö­y«9@«E²A­,ö¬y¬W²,@¬"

­y­#@«6«h«"ö«:ö¬yÁV7!ö­^«W²&«*ö«:ö²v­U²[«V«2ö­•«ŸÅK7«!

        Aziz, Sýddýk Kardeþlerim;

    Evvelâ; Risâle-i Nur’un sâdýk bir þâkirdi ve muallimlerden bir kardeþimiz, Risâle-i Nur’dan aldýðý bir ders aþký ile maârif vekiline ve hem meclis reisine resmen yazmýþ ki: “Elbette küre-i arz hareketinden duracak ve bu dünya bozulacak. Hayât-ý bâkiyeyi bu merkez-i Ýslâmiyet radyo ile nev’i beþere ders vermek lazým geliyor.” Bu hâlis þâkirdin, mürâcaâtýna mukàbil “Sözleri anlaþýlmýyor” diye kabul etmemiþler. Yanýma geldi. Ben de dedim:

    “Kardeþim; mâdem senin suâl-cevâbý aldýlar, onlara de ki; ‘Evet bu dehþetli harb-i umûminin dehþetli zulümlerini ve tahribâtlarýný ve hayât-ý dünyevînin bütün lezzetlerini zir-ü zeber edip, hiçe indirip, hayât-ý dünyeviyeyi tamamiyle herkese fâni olduðunu, ve beþeriyetin rûhunu tatmin edemediðini güneþ gibi gösterdiði için, elbette nev’i beþer, bundan sonra medeniyet ve felsefenin uyutucu, aldatýcý lezzetleri yerinde ezvâk-ý bâkiyeyi ve beþeriyetin fýtraten þiddetle muhtâc olduðu hayât-ý bâkiyeyi arayacak. Þimdi de emâreleri görülüyor. Þimalde küçük devletler, hayât-ý bâkiyeyi güneþ gibi ders veren Kur’ân’a sarýlmalarý, hem garbýn en büyük devleti olan Ýngiliz’in büyük hatîbleri, kürsülerinde Kur’ân’ýn hayât-ý bâkiyeye dâir âyetlerini tefsir ederek baðýrarak diyorlar ki; Þimdi, Ýngiliz devleti, Ýslâmiyeti kabul etmesi lazýmdýr. Çünkü; nev’i beþerin ekseriyetini hükmü altýna alýp o nev’i beþerin hakiki aradýðý hayât-ý bâkiyeyi mu’cizâne ders veren Kur’ân’ý, Ýngiliz kabul etmek ile beþeri memnun edebilir. Geçen dehþetli yaralarýný Kur’an’la tedâvî edebilirler diye resmen beyânâtý var.

    Mâdem hakikat budur. Elbette, eskiden beri hayât-ý bâkiyenin dershânesi ve medresesi olan bu memlekette ve Ýslâmiyet ve Kur’ân’ýn bayrakdârý bu vatandaki hükûmetin þimdi en ehemmiyetli vazifesi, hayât-ý bâkiyenin muallim-i ekberi olan Kur’ân’ýn hakikatlarýný hükûmetin ilim dâiresi olan maârif hey’eti ile ve radyo ile, rûy-i zemin mektebinde, nev’i beþere bu en büyük mes’ele-i beþeriyeyi ders vermek o maârifin hakkýdýr. Bu kudsî vazifeyi þimâl-i garbî devletlerine býrakmamalý. Bin senedir üstâd iken, þimdi hidâyet dersinde ecnebîlere þâkird olmaða mecbur olmasýn..’ diye ben gibi bir muallimin maârif haysiyetini ve þerefini muhâfaza için Nurlar’dan aldýðým derse göre kýsa bir cümle ile ifâde etmek istedim. Fakat sözüm anlaþýlmadý” dersin diye ona söyledim. Umûma binler selâm ediyoruz .

]¬5@«A²7!ö«x­;ö]¬5@«A²7«!

Duânýza muhtâc kardeþiniz

SAÝD NURSÎ