Evvelâ: Selâm ve hürmet eder, ellerinizden öper, dualarınızı bekleriz. Bereketli geçen Ramazan ayından sonra alışılmamış bir kış var. Bu vesile ile Hz.Üstadımızın buyurdukları gibi, hamd olsun neşeli kış derslerinin bir nev'ini yaşıyoruz.
Kosova'nın Prizren şehrinden kardeşler arayarak artık burada da Üstadımızın bir evi var bekliyoruz diyerek açılan dershaneyi haber verdiler. Ayrıca Prizren'de, Zekeriyya Hocanın tercüme ettiği Uhuvvet Risalesi de basıldı.
Arnavutluk'ta Yusuf Hoca vazife yaptığı camide Cuma günleri bir buçuk saat coşkun sadasıyla risalelerden cemaatına okuyor, namazdan sonra da tesbihatı okuyor. Eğer risaleler bir stüdyoda okutulursa burada tanıdığımız radyolar mevcut, onlarda yayınlatırız dedi. Kardeşler bu işi araştırıyor. Yusuf Hoca diyor ki, milletimiz fakirdir ama tahsillidir Risale-i Nur'u kavrayabiliyorlar, zaten milletimin tek kurtuluş çaresi Risale-i Nur'dur. Arnavutça tercümeler devam ediyor. Ayet-ül Kübra çok beğenildi, arabi ibareler konuluyor. Tevhid, İhlas, Uhuvvet bitti. Risalet-i Ahmediye'nin tercümesine başlandı.
Bulgaristan'da yapılan Küçük Sözler'in Bulgarca tercümesi bitti. Şu anda arabi ibareler konuluyor. İnşaallah ilk kitabımıza yakında kavuşuruz. Dershanede ise hizmetler çok iyi gidiyor. Yeni tanıştıkları bir mahalleden her akşam yirmibeş, otuz kişi geliyor risaleleri okuyorlar.
Bosna'da Üstadımızın tarihçesi yeniden elden geçirilerek basıldı.
Makedonya'da kışın marifetiyle tam bir okuma programına mazhar oluyoruz. Kardeşlerde de büyük bir şevk görülüyor. Tercümelerden Makedonca Yirmiüçüncü Söz hafta sonu baskıya hazır olacak inşaallah. Dualarınızı bekliyoruz.
Son olarak Hz. Üstadımızın Risale-i Nur hizmeti sahabi hizmeti olduğunu beyan eden ifadelerini te'yid eden, görülen bir rüyayı anlatmak istiyoruz. Abdülvahid ağabeyimiz, çıkan kitaplardan bedelini ödeyerek muhtaç beldelere Arnavutluk, Kosova ve Makedonya'nın bir çok şehirlerine gönderirdi. Dershanenin bazı ihtiyaçlarını karşılıyordu. Dükkanına bir takım külliyat aldı gelenlere okur veya okutur. Geçen Pazar bizi evine davet etti. Çoktandır evde ders yapmadık, gelin evimiz şereflensin dedi. On dolayında keyfiyetli bir cemaatla gittik. Çok bereketli bir gece geçirmiş ve saatlerce dersler okumuştuk. Ayrılırken herkeste bir hiffet ve tarifsiz bir huzur vardı. Ev sahibi Abdülvahid Ağabeyimiz o gece rüyasında görüyor ki derste bulunan aynı cemaat ders okuyoruz. Birden Efendimiz (A.S.M.) içeri girdiler. Çok huzurlu bir siması vardı. Cemaati işaretle "Nur Talebeleri benim ashabımdır." dediler. Hâzâ min fadl-ı Rabbi. Cenab-ı Hak cümlemizi lâyık etsin. Âmîn...
Umum ağabey ve kardeşlerimize binler selam ve dualar ederiz..
Dualarınıza Muhtaç Kardeşleriniz.
Gostivar - 17 OCAK 2002
-
© www.SaidNur.com ©