باسمه سبحانه وَاِنْ مِنْ شَيءٍْ اِلاَّ يُسَبِـّحُ بِحَمْدِهِ
السلام عليكم ورحمة الله وبركاته أبداً دائماً
Evvela: Selam eder, mübarek Ramazan ayınızı ve içindeki Leyle-i Kadrinizi tebrik eder, ellerinizden öper, dualarınızı bekleriz.
Saniyen: Dün Taşkent'ten bir tanıdığın gelmesiyle, Özbekistan'daki bazı gelişmelerden sizleri haberdar etmek istedik. Bazı gelişmeler Hamid Abiye telefonla anlatılmış, ama biz neler anlattığını şu anda tam bilmediğimiz için, özellikle Andican'daki Nimetullah'ın mahkeme ediliş cereyanını anlatmak istiyoruz.
Soruşturma sürecinde uzun süre delil toplanarak, Nimetullah, çevresine insanları toplayıp, onları güya devlet aleyhine teşvik etmek istiyor diye KGB birçok kardeşleri zorla ve döverek, hazırladığı hazır metinlere imza attırarak belgeler hazırlanmış. Bu belgelerde, sanki Nimetullah 1999'da kapatılan hoca efendinin cemaatinden son kalanlar şeklinde ifadeler yer alıyormuş. Bu gelişmeler muvacehesinde, mahkeme karar aşamasında imza attırılanların da şahadetliğine başvurarak mahkemeye çağırıyor. Nimetullah da şahitler huzurunda, şahitlerin doğruyu söylemelerini ve Allah'ın huzurunda mesul olacaklarını ve korkmamaları gerektiğini ifade ediyor. Bunun üzerine şahitler, kendilerine zorla bu hazır metinlere imza attırıldığını, eğer imza etmezlerse hapse atılacakları şeklinde korkutulduklarını, oradaki ifadelerin kendilerine ait olmadığını söylemişler. Böylelikle hakim, sorgulama cereyanının doğru yürümediği ve bunların suçsuz olduğunu söylemiş. Nimetullahlar için tutulan avukat da, savunma esnasında bu kitapların okunması için Özbekistan kanunlarında herhangi bir yasak olmadığını, bu kitapların vaktiyle dükkanlarda satıldığını ve satın alan ve okuyanların da okuduğu kitaptan dolayı mesul tutulamayacağını, dolayısıyla müvekkilinin suçsuz olduğunu ifade etmiş.
Bu arada, Hâkim'e Risale-i Nur'un maksadı güzel bir biçimde anlatılmış. Bu müdafaa sırasında, mahkeme salonundaki herkes ağlayarak Nimetullah'ı dinlemiş. Hakim, kararı gelecek celseye bırakarak celseyi bitirmiş. Gelecek celsede ise, tekrar eski ifadelere dayanarak, savcı Nimetullah ve abisi için 5'er yıl hapis istemesine rağmen, Hâkim daha önceki celsede olanları ve verilen kararı göz ardı ederek (veya KGB tarafından göz ardı ettirilerek) 7'şer yıl hapis cezasına çarptırmış. Bu celsede Nimetullahların çıkacakları ümit edilirken, birden savcının istediği süreden de uzun bir cezaya çarptırılması, mahkeme salonundaki herkesi şaşırtmış. Şimdi ise, Nimetullah'ın anne ve babasının kararı temyiz edecekleri yolunda haberler var.
Taşkent'teki içeriye alınanlarla ilgili herhangi bir gelişme yok. Onlar için tutulan avukat da korkarak, bunlarla ilgili kendisine soru sorulmamasını istemiş. Şimdilik, sorgulama ve delil toplama aşamasında. İnşaallah iyi olur düşüncesindeyiz. Cenab-ı Hak hayırlara tebdil etsin diye duadayız.
Bunları anlatan ağabeyimiz, "Bu hadiselerden sonra hiç kimse davadan vazgeçmedi, tam tersine hizmet aşkları ve şevkleri daha da arttı. Dersler devam ediyor, hiç durmadı." diyerek, sizlere selam hürmetlerini iletmemi söyledi.
Salisen: Kazakistan'da da hizmetler devam ediyor. Dershanelerde Ramazan münasebetiyle teravihler ve dersler feyizli geçiyor. Ayrıca her gece ev dersleri, yeni yeni iştiraklerin artarak devam etmesi ve yerli gazetelere Nurlardan çeşitli bölümlerin çıkması, şevkimizi arttırıyor. İnşaallah bundan sonra daimi olarak gazetelerde Nurlar neşredilecek. Ramazan Risalesinin arkasına o şehrin imsakiyesini yazarak çoğalttık ve müştaklara verdik. Bu da Ramazanda güzel hizmetlere vesile oluyor.
Burada da arada sırada dershaneye gelerek kontrol ediyorlar. Geçenlerde İçişleri bakanlığının adamları dershaneye gelerek, her tarafı araştırmış. Orada kalan kardeşin okuduğu Muhakemat kitabını alarak, Astana'ya incelenmek üzere göndermiş. Hakikatinde bu bizi sevindirdi. Çünkü inceleme neticesinde menfi rapor vermeleri imkansız. Çünki biz burda kitapları daha önceki bizim ifadelerimizi alan savcıya vermiştik. Onun da hoşuna gitmişti. "Siz devam edin, yalnız vakıf işlemlerinizi bir an önce bitirin. Başka bir eksikliğiniz yok." diyerek bizi teselli etmişti.
Kızılorda'da resmi vakfı kurmaya en sonunda muvaffak olduk. Kurmayı engelleyenler, kurumun müfettişlerinin teftişleri neticesinde, vakfın evraklarının uzun süre önce verilmiş ve muamelelerinin bitirilmemiş olması üzerine, tenzil-i rütbe ile ihtar aldılar. Çünkü buranın kanunlarına göre, işlemlerin bir ay içinde neticeye bağlanması lazım. Bizim evraklarımız ise üç aydan beri kendilerinde duruyor. Bundan dolayı kendileri, "Aman şu işinizi bir an önce bitirin, daha fazla başımızı ağrıtmasın" diye çok işleri kendileri yaparak elimize verdiler. Vakfın ismi: "Türk Halkları Alimlerinin Eserlerini İnceleme Vakfı." Tüzüğün içinde Üstadımızın ismi açık bir şekilde yazıldı. Ta ki ileride bir problem yaşanmasın. Üstadımızın ismi, daha önceki tüzüklerde açık yazılmamıştı. Kardeşler, "Herhalde bunun için bir türlü kurulamıyor" diyerek "Bu defa tevekkelna alallah yazalım" diyerek yazarak gönderdik. Kısa bir süre içinde kurularak elimize evrakları teslim edildi. Bu da Üstadımızın ve Nur'un bir kerameti olarak önümüzde. Allah'a binlerce şükürler olsun.
Kazakistan Diyanet İşleri Başkanlığından da Nurların okunmasında herhangi bir sakınca yoktur diye bir resmi yazı istedik. İnşaallah yazı gelince, hizmetin önü daha da açılmış olacak. Daha önce Almaata'da Diyanet İşleri müspet kanaatler izhar etmiş...
Ayrıca bu yazın Kazak-Türk Lisesi müdürlerinden birisi, buranın meşhur milli Şairi (Türkiye'nin Mehmet Akif'i gibi) Abay'la Bediüzzaman'ı karşılaştıran bir doktora tezi hazırlamış. Tezini savunarak kütüphanelerde bulundurma hakkını kazanmış. Tezde, Kazakistan'da tanınmış profesörlerin imzası var. Abay, Üstadımız ile hemen hemen aynı zaman diliminde yaşamış. Şiirleri; Allah, Peygamber, iyilik yapmak, güzel terbiye gibi hususlarda. Tevafuktur ki, bu zat da yazdığı nesirlerine başlık olarak, "Birinci Söz", "İkinci Söz" diye isimler vermiş. Bir cihette Üstadımıza benziyor. Ders yaptığımız bazı yerlerde mesela Beşinci Söz diyerek başladığımız derslerde, bilmeyenler, Abay'ın sözleri mi diye soruyorlar. Biz de izah ediyoruz.
Tekrar selam eder, mübarek gecelerde ve hususan Leyle-i Kadir'de dualarınızı bekleriz.
Diyar-ı Türkistan Nur Talebeleri
namına
M. Akif
-
© www.SaidNur.com ©