ÖZBEKİSTAN RESPUBLİKASI PRESEDENTİ HÜRMETLİ
ABDÜLĞANİYEVİÇ İSLAM KERİMOV BEG
Memleketinizde bir müddet bulunan biri olarak bazı müşahedelerimizi bir hasbıhal nev'inden takdim edeceğim.
Sovyet ittifakının dağılması ve önderliğinizde Özbekistan devletinin müstakilliği 21. yüzyıla girerken, medeni dünyada kardeş Özbekistan'ın yerini alması Türkiye'de biz kardeşleriniz tarafından bayramlarla kutlanmıştı. Bu duygularla biz de Orta Asya'ya gelerek, yanlış akımların, menbaı dışarıda ve İslamın malı olmayan cereyanların girmesine mani olacak ve bu zamanda en tesirli çare ve Kur'anî bir yol olan Risale-i Nur'u getirdik. Bir çok medrese ve cami hocaları, Üniversite öğretim görevlileri, neşriyat evleri, muhtelif meslek erbapları ile görüştük. Hepsinden müsbet kanaatler aldık. Birleşilen ortak nokta; zamanın problemi olan iman zafiyetini, şüphe ve vesveseleri izale etmesi, aklı ve kalbi ikna etmesi ve siyasi meselelere girmemesi ve milli örf ve adetlere karışmaması vb. idi. Çünkü Kur'an-ı Kerim bir millet veya bir iklime gönderilmiş bir kitap değildir. Umum insanlığa gönderilen ilahî bir mesajdır. Risale-i Nur ise bu asrın problemlerini çözen Kur'anî bir derstir. Buna işareten, Bediüzzaman Said Nursi Hz. kendi ifadesiyle: Risale-i Nur Kur'an-ı Azimüşşan'ın bu asrın fehmine bir dersidir şeklinde beyanları vardır.
Orta Asya İslamla tanışdıktan sonra bir çok sahada alimler yetiştirmiş, İslam dünyası ve insanlığı aydınlatmıştır. Bunun neticesi orada parlayan nur Anadolu'ya ve yarı Avrupa'ya kadar insanlara hem dünya hem ahiret hayatları için yol göstermiştir.
Fakat bu gün şartlar değişmiş, küfür ve dalalet ilimden ve felsefeden geliyor. Sizin de zaman zaman belirttiğiniz gibi: Sovyet ittifakı devrinde takip edilen tedrisat maneviyattan mahrum bir kültür ortaya koymuş, bir çatışma zemini hazırlamıştır.
Bu cümleden Said Nursi bir tespitinde: "Enbiyanın ekseri Şarkta ve hükemanın ağlebi Garpta gelmesi kader-i ezelinin bir remzidir ki; Şarkı ayağa kaldıracak din ve kalptir, akıl ve felsefe ikinci derecededir. Madem Şarkı intibaha getirdiniz, fıtratına muvafık bir cereyan veriniz. Yoksa sa'yiniz ya hebaen gider veya sathi kalır.
1994 yılında Fergana vadisinde ve Taşkent'te bir çok hoca ile görüştük. Sohbetlerimizde Risale-i Nurdan bazı nakillerde bulunduk:
Gece yarılarına kadar süren sohbetlerden sonra Hocalar hülasa olarak: Biz müstakil olunca Arabistan'la alaka kurduk. Oradan gelen fikirler ve imkanlarla gençlerimizi Tacikistan'a gönderdik. Yanlış yapmışız. Hatta bizi ahirette bile mes'ul edecek hatalar yapmışız. Halbuki biz Avrupa tecrübesine sahip Türkiye ile irtibat kurup zamandaşlarımızın ahvaline Risale-i Nur hakikatlarını almalıydık, demişlerdi.
İlmi bir tefsir olan Risale-i Nur'u bazı öğretim görevlileri ile mütaala ettik. Onlar kendi branşları ile alakalı kısımlardan fevkalade hulasalar çıkartmışlar ve muhtelif zeminlerde zikretmişlerdi. Radyo programlarında da anlatmışlardı.
Dini idarece salahiyetli alimler tarafından yapılan tetkikler takdirle neticelenmiş, üç kitabımızın Özbekistan'da tab'ına müsaade edilmişti. Bunlar meydandadır.
Risale-i Nur'u okuyanların ahlakında meydana gelen müspet değişiklikler: Bunlardan bir gencin babası bize bizzat gelerek: "Bir baba olarak benim, evde annesi ve ağabeyinin, mektepte mualliminin yapamadığımızı siz yaptınız. Evladımda görülen olgunluğu memnuniyetle takip ediyorum." derken Risale-i Nur hakikatlarının tesirini belirtiyordu.
Orta yaşlı gençlerden biri: "Bizi vahhabilikten kurtaran Risale-i Nurdur. Nurları okudukça devlet düşmanlığından kurtuldum, millet ve memleket sevgisinin ne olduğunu anladım, öz tarihimizi öğrenme arzumun uyandığını gördüm." demişti.
Daha bunlar gibi bir çok misaller varken, Hizbüttahrir ve vahhabilik gibi membaı dışarıda olan ve siyaset ve hakimiyet davası güden bu akımlara bakarak, aynı isnatlarla nur talebelerinin itham edilmesi asla kabul edilemez. Bu ithamların hiçbir hakiki dayanağı yoktur.
Biz sizden bekliyoruz ki; tamamen ilmî, mantıkî ve aklî delillere dayalı, hiç bir siyasî ve dünyevî maksat gütmeyen ve Kur'an-ı Hakîm'in bu asrın fehmine bir dersi olan Nur Risalelerini salahiyetli alimlerinize tetkik ettirdikten sonra bunların okutulmasıdır.
Böylece; Orta Asya ve Özbekistan'da sür'atle yayılan narkotik, alkol ve her türlü ahlaksızlıkların önü alınsın ve milletinizin ve gençlerinizin hem dünya hem de ebedî hayatlarının kurtulması için bir imkan tanınmış olsun.
-
© www.SaidNur.com ©