Esselamu Aleykum ve Rahmetullahi ve
Berekatuhu,
Muhterem Ağabeylerim,
Evvelen binler selam eder, mübarek leyale-i aşerenizi
tebrik eder, Rabbim, hizmet-i İmaniye ve Kur'aniye'de umum nur
talebelerini muvaffak eylesin Amin. Geçtiğimiz günlerde
Kahire'de Ortadoğunun en büyük ve dünyanın ikinci büyük
kültür faaliyeti olan 34. beynelmilel Kahire kitap fuarı
gerçekleşti. Elhamdülillah 1986 dan beri artık mutat hale
gelen iştirak bu sene de Kahire Sözler Yayınevi şubesi olarak
iştirak edildi.
Fuar hakkında umumi malumat: Fuara yaklaşık fiili olarak 50 devletten iştirak vardı. Katılan yayınevleri sayısı ise ikibin beşyüzün üzerinde. Fuarı günlük ziyaret edenlerin sayısı üçyüz binin üzerinde. Türkiye'den 4 yayınevi iştirak etti.
Elhamdülillah Risale-i Nurun geniş daireye bir hitabı ve penceresi hükmünde olan bu tür fuarlar bir ilanat hükmüne geçiyor, çok kimselerle bir tanışmaya vesile oluyor, hususi bu Kahire fuarı için dışarıdan gelen kimseler oluyor, araştırma için mastır ve doktora öğrencileri geliyor, artık onlardan bir kısmı ile tanışıldı, Risale-i Nurları aldılar..
Onlardan birisi Ürdünlü Münir Ahmet idi. Dershanede misafir ettik , dershanedeki program ve nizam ve kardeşler arasındaki tesanüd ve muhabbet dikkatini çok çekmiş ve namazdan sonraki dersleri can kulağı ile dinledi, akşam sohbetlerini hep takip etti, zihnine takılan bazı sorulara da cevap alınca yükü fazla olmasına ve karayolu ile gitmesine rağmen bir takım külliyat aldı, ve bazılarına hediye etmek üzere küçük risalelerden biraz aldı.
Prof. Dr. Abdulhalim Uveys vasıtasıyla tanıştığımız ve Ezher'in davetlisi olarak gelen Cezayirli Ahmet ise yine Pazar günkü derse davet edildi ve o gün dershanede misafir ettik , aynen bir nur talebesi gibi fıtratı müheyya olan bu kardeş Risale-i Nur'un mesleğinden, müsbet hareketinden bahsettikten sonra kendilerine bu zamanda Cezayir gibi bir yerde İslam'a hizmet etmek için Risale-i Nur'un tarzında bir hizmete muhtaç olduğunu bahsedince hemen fıtri bir şekilde itiraz etti ve şöyle dedi: "Bu zamanda Risale-i Nur tarzındaki hizmete sadece Cezayir değil bütün dünya muhtaçtır, hassaten bu zamanda ben inşaallah Cezayir'e döndükten sonra artık hutbelerimi Risale-i Nurlar'dan hazırlayacağım dedi.
Başka Cezayirli bir doktor 1996 da Mekke-i Mükerreme'de risalelerden bir-iki kitap almış, Cezayir'de kitapların olmadığını üzülerek ifade ediyor, biz de dedik, o zaman sizler bu işe el atın, Nurlar Cezayir'de de bulunsun ve okunsun, elhamdülillah şimdi onunla irtibat halindeyiz, bu sene olması beklenen Cezayir kitap fuarından bizi haberdar edecek, inşaallah..
Faslı diğer bir doktora öğrencisi ise doktorasını Ezher'de yapıyor, bazı risaleleri aldıktan sonra Fas'ta bana düşecek bir vazife varsa, ben hazırım, telefon ve adresini aldıktan sonra risalelerle tanışmasının mesruriyeti içinde ayrıldı..
Mısırlı bir mastır öğrencisi ise Kahire Üniversitesi Daru'l-ulum Fakültesinde ayak üstü biraz sohbet ettikten sonra, "İslam hakkında yabancı dilde eseriniz var mı?" deyince elimizde mevcut olan bazı küçük İngilizce Risalelerden bahsettik. "Peki bu kitaplar neyden bahsediyor?" dedi. Ben de Miraç ve Haşir Risalesini verdim. "İşte Haşrin isbatı, nakli delillerden ziyade akli ve mantıki bir şekilde izah ve ispat ediyor" dedim. Tamam dedi, hemen alıyorum, başka dedi. Biz de elimizdeki mevcut ona yakın küçük kitabları gösterip biraz izah edince "tamam alıyorum, tamam alıyorum" derken bütün küçük kitabları aldı. Daha sonra Arapçalarını gösterdim. Dedi ki "Benim biraz durumum iyi değil, bana bunlardan hangisini tavsiye edersin." Biz de Gençlik Rehberi, İsm-i Azam Risalesi, Ayet-ül Kübra, Hutbe-i Şamiye gibi bazı Risaleleri verdik. Biraz okudu, hesap ettik yanındaki meblağ yetmedi. Daha önce başka yerlerden aldığı CD'leri geri verip seçtiği kitapları aldı ve dedi ki, "Bana göre bu Kahire Kitap Fuarının en güzel yeri burasıdır, çünkü aradığımı buldum." Birkaç gün geçtikten sonra aradı ve dedi, "Benim herhalde kitapların hepsini tamamlamam lazım, çünkü hepsi önemli.."
Fuarda tanıştığımız mimar bir zat ise geçen seneki fuarda bazı küçük Risaleleri almış, bu sene tekrar fuara uğradı ve şöyle dedi, "Ben mimarım ve bina inşa ediyorum, Bediüzzaman ise manevi mimardır, akıl ve insan bina ediyor." dedi ve bir takım külliyat aldı.. İşte birkaç nümune..
Fuarda el ilanı olarak dağıttığımız "Risale-i Nur nedir?" yazısını okuyup, gelip risale alanlar oldu..
Fuarda tanıştığımız İranlı bir zat ise, gelip 20 külliyat aldı ve dedi "İnşaallah bundan sonra sizlerin İran'daki temsilciniz olacağım.."
Diğer güzel bir haber, Mısır Kur'an Radyosu 5 haftadır "Bir Alimin Kütüphanesi" adlı programda Risale-i Nurları ve Üstadı anlatıyor, 2 veya 3 hafta daha sürecek program Cumartesi günü akşam saat 9.30 yayınlanıyor..
Dr. Abdulhalim Üveys'in köyündeki Perşembe ve Cuma akşam dersleri devam ediyor. Kendileri de Kahire'deki Pazar akşamı dersine mutat bir şekilde devam ediyor. Bugün sabah namazdan sonraki şahsi programa o da iştirak etti. Eline İşaratü'l-İ'cazı verdik. İki üç dakikada bir hayret ve taaccüb ifadelerini işitiyoruz ve diyor ki, "Bu eser kesinlikle kesbi değil, mutlaka vehbi olması lazım." Biraz daha okuyor, diyor, "Şurası birkaç satır, maddiyyunların fikrini yıkıyor, burası ise sekiz satırla bütün darvinizmi yerle bir ediyor" ve son noktayı şöyle koyuyor, "Bediüzzaman en büyük ve en derin bir İslam feylesofudur." Dershaneden ayrılırken dedi, "Benim İslam Konseyi Teşkilatı'nın Genel Sekreteri ile bir randevum var, yanınızda Risalelerden hediye edeceğiniz kitap varsa götüreyim." Biz de kendisine İşaratü'l-İ'cazı verdik. Genel Sekretere takdim edecek..
İnşaallah bu günlerde Asa-yı Musa'yı ve Hizbü'l-Hakaikı basmak için matbaaya götüreceğiz..
Bütün ağabeylerimizin tekrar mübarek leyale-i aşerelerini tebrik eder, rahmet-i İlahiye tarafından reddedilmeyen müstecab dualarına çok muhtaç olduğumuzu ifade ederek, dualarınızı bekliyoruz..
Kahire'deki Medrese-i Nuriye'deki
Kardeşler Adına
Abdülkerim ve Ahmed
-
© www.SaidNur.com ©