Aziz Sıddık Kardeşlerimiz, bütün dünyada olduğu gibi Mekke-i Mükerreme’de dahi Nur Hizmeti kemal-i iştiyakla ve hararetle devam ediyor. Bu ise pek fevkalade mazhariyettir. Mübarak Seyyidler Cemaatinin hizmet-i Nuriyeyi gaye-i maksad etmeleri ise bütün Alem-i İslam ve beşeriyet için hizmet-i imaniye ve kur’aniye noktasında Rahmet-i İlahiyenin vüsatli bir tecellisi olarak şükranla karşılıyoruz..

Kardeşleriniz

 

 

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ   وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ

 اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللَّهِ وَ بَرَكَاتُهُ اَبَدًا دَائِمًا

 

Aziz, Sıddık, Fedakar ve Fedai ruhlu, Hizmet-i imaniyede yorulmaz ağabeylerimiz ve muhterem kardeşlerimiz !

Sizlere Suudi Arabistan’daki hususan Mekke’deki Risale-i Nur hizmetinden kısaca bahsetmek istiyoruz. Böylelikle hem irtibat ve tesanüdün ziyadeleşmesi, hem Nur hizmetinde değerli ağabey ve kardeşlerimizin maddi ve manevi destek ve dualarına ve Risale-i Nur’un muvaffakane kulub ve ukulu hayret ve tahsine gark eden nur-efşan tesirinin şevkimizi ziyadeleştirmesi gibi sizlere de aynı şekilde vesile olmasını ümit ediyoruz.

Evvelen: Burada bulunan Risale-i Nur'un seyyidler cemaatiyle muhterem kardeşimiz Seyyid Halid El Cifri’nin evinde her Pazar Arapça Risale-i Nur dersi yapılmaktadır. Bu derste Sözler ve Mektubat bitirilmiş, şimdi Lem’alar okunmaktadır.

Pazartesi günleri medresemizde ikindi sonrası Türkçe ders yapılmaktadır.

Yine Arapça olmak üzere herkes günde 5 sayfa okumakta ve bu evde okunan ders medrese-i nuriyede Arapça olarak cemaatle tekrar edilmekte ve anlaşılmayan mevzular izah edilmektedir. Bu ders de Salı Arap kardeşlerimizle ve Arapça olmaktadır.

Çarşamba günleri buradaki vakıf kardeşlerimizin de hizmet adına Arapçalarının gelişmesi amacına matuf olarak onlarla beraber Arapça lahikalar okunmaktadır.

Cuma günleri, her hafta Türkçe dersle beraber her on beş günde bir defa Arap kardeşlerimizle meşveret yapılmaktadır.

Her ayın ilk Cumartesi günü aylık hatim duamız ve İhlas Risalesi, her ayın 3. Cumartesinde de Seyyid Nebil Elbaz’ın evinde yine İhlas Risalesi okunmakla her on beş günde bir Arapça İhlas Risalesi hatmedilmektedir.

Ayrıca müşahedelerimizle aynelyakin görüyoruz ki, Seyyid Risale-i Nur Talebeleri de evvelinden çok daha farklı ve hızlı ve hizmet-i imaniye ve Kur’aniye’de terakki etmiş bir tarzda Risale-i Nur’a sarılıyorlar. Ve hakkıyla; “Nasıl Risale-i Nur talebesi oluruz.” diye lisan-ı kal ve halleriyle bizlere soruyorlar. Nurları kendi malları gibi sahipleniyorlar, maddi ve manevi destek oluyorlar, hizmetle ilgili meşveretlere iştirak ederek müsbet ve isabetli fikirler ve tespitlerde bulunuyorlar.

Saniyen: Yaklaşık altı ay önce Cidde’de beynelmilel bir kitap fuarı düzenlendi. Samir Affi adında bir subay bu kitap fuarından bir Risale-i Nur külliyatı satın almış. Ve bizi aradı. Kendisinde Külliyatın mevcut olduğunu ancak Lem’alar’ın eksik olduğunu ve nasıl temin edeceğini sordu. Böylelikle aramızda bir muarefe hasıl oldu. Cidde’den Mekke’deki dersanemizi ziyarete geldi. Kendisi Şazeli Tarikatından olan bu subay, zaman zaman bizde ziyaretine gidiyoruz. Nurlara hüsn-ü alakasının yanı sıra bizden yakınlarına vermek üzere on adet Cevşen istedi. Ve diyor ki: “Bediüzzaman’ın mücedditliğine şüphemiz yok. Bu Zat ya Ebdal’dir yada Kutup.

Salisen: Arapça adı Heyet-il İgase-i İslamiyet-il Alemiyye olan yani İslam Alemi Yardımlaşma Heyetinin Mekke Şube başkanı Dr. Ahmed Nafi ile görüştük. Gençlik Rehberi ve Hanımlar Rehberini verdik. Ve görüşmelerimiz halen devam ediyor. “Risale-i Nur ile ilgili haber ve yazılardan bizleride haberdar edin” diyor.

Rabian: Türkiye’den Muhammed Emin hocamızın vasıtasıyla tanıştığımız Keşşaf-il Alem-il İslamiyye  yani İslam Alemi İzci Birliği Başkanı olan Dr. Zübeyir Guneym ve yardımcısı Dr. Hüseyin Şenel ile olan mübaşeremizde izcilerin amaç ve hedeflerinin yanı sıra onlara ahlak ve İslam terbiyesi de vermek istediklerinden bahsetti. Bizlerde amacınıza en süratli, semeredar ve muvaffakiyetli bir tarzda Risale-i Nur’un isal edilebileceğini bunun en vazıh delilinin de Türkiye’den tulu’ ile sath-ı arz üzerinde inkişafı ve gönüllerde meydana getirdiği in’ikası olduğunu söyledik. Gençlik Rehberi ve Hanımlar Rehberini hediye ettik.

Hamisen: Yine Cidde’de Et-talip Kitapevi’nin sahibi olan Muhammed Kasım muhabbetkarane bir alaka ile yayınevine gelenlere  Nurları tavsiye ediyor. Risale-i Nur’un küçük el kitapları ile dört külliyat satın aldı. Risale-i Nur’ların tamamının satışı için Nur Talebelerinin iznini bekliyor.

Sadisen: Mekke’deki ÜMMÜL KURRA ÜNİVERSİTESİ hocalarından PROF. DR. AHMED ESSAYİH bizleri telefonla aradı. Bir kitapta Bediüzzaman’la ilgili bir yazı yayınlandığını haber verdi. Bu kitabın yazarı Suudi Arabistan Veliahdının Hukuk Danışmanı Av. Dr. ABDULLAH MÜCAN’la telefonla görüştük. Bizleri evine davet etti. PROF. DR. AHMED ESSAYİH ile evine gittiğimizde ÜMMÜL KURRA ÜNİVERSİTESİ hocalarından oluşan ilmi bir meclisle karşılaştık. Yazısını gördük. Kendisini tebrik ettik. Üstad Bediüzzaman ve Risale-i Nur hakkında bir yazı hazırlayıp sempozyuma katılmak istediğini söylüyor.

Yine edindiğimiz malumata göre CİDDE MELİK ABDÜLAZİZ ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ’nin bir bölümünde Üstadın hayatını ve hizmetini anlatan derslerin verildiğini ve bunun senelerdir devam ettiğini öğrendik.

Samian: Bir gün SEYYİD NEBİL ELBAZ’ın evinde derste bulunduğumuz bir sırada pek çok misafirin yanı sıra NEBİL ELBAZ’ın akrabası olan PROF. DR. BURHAN İDRİS’le tanıştık. Suud asıllı bu profesöre Risale-i Nur’dan dersler yaptık. Çok beğendi ve üniversite talebesi olan çocuklarının da mutlaka nurlardan istifade etmesi gerektiğini, şimdiki gençliğin buna çok ihtiyacı olduğunu belirtti. Cevşen’i gösterdiğimizde “Bu, Cevşen-ül Kebir midir?” diye sordu. Biz “evet” deyince, “Bu annemin senelerdir okuduğu bir virdidir.” dedi. Türkiye’ye gitmek istediğini oradaki Nur Talebeleriyle tanışmak ve medrese-i Nuriyeleri gezmek istediğini söyledi. PROF. DR. BURHAN İDRİS şu an nurani ilgi ve alakanıza muntazır Türkiye’de bulunuyor.

Tasian: Mekke’nin en büyük camilerinden olan FAKİF CAMİİ imamı DR.ABDULHAMİT CAFER’in bir Cum’a hutbesini dinledik. Ve Risale-i Nur üslubuna yakın bir tarzda hutbe vermesi dikkatimizi celbetti. Görüştüğümüzde Risale-i nur’ları tanıdığını, çok sevdiğini ve etkilendiğini telefon ve adresimizi aldı ve daha istifade etmek istediğini belirtti.

Aşiren: ABDÜLKADİR GEYLANİ’nin soyundan olan ESSEYİD ŞEYH ÖMER GEYLANİ’nin muhterem İhsan Kasım ağabeyimiz burada iken ziyaretine gittik. Münasebetimiz hâlâ devam sürüyor. Kendi cemaatine nurlardan bahsediyor ve nurları takdir ve tahsin hisleri ile diyor ki; “İnşallah talebelerime Risale-i Nur ve Bediüzzaman hakkında tez hazırlatacağım.”

Yine bu babtan olmak üzere ÜMMÜL KURRA ÜNİVERSİTESİ talebelerinden Veysel Karani Hazretleri’nin akrabası olan Said El-Karani Üstad ve Risale-i Nur mevzuunda bir tez hazırladı ve en yüksek derece olan “Mümtaz” notu aldı.

Ayrıca kendisi de seyyid olan ve seyyidlerinde efrad-ı kesiresinin ittiba ettiği cemaat-ı uzma sahibi Suudi Arabistan’ın tanınmış büyük alimlerinden ESSEYYİD EBUBEKİR-İL MEŞHUR şöyle diyor; “Risale-i Nur, bu zaman insanlarının hususan gençliğin yegane halaskarıdır.”

Birkaç gün önce Suudi Arabistan’ın doğusunda bir şehir olan DAMMAM’dan bizleri bir öğretmen aradı. Risale-i Nur’ları televizyondan duyduğunu, temin etmek için araştırmaya başladığını, sonunda Riyad’taki MELİK SUUD ÜNİVERSİTESİ Kütüphanesinden Nurlar hakkında bilgi aldığını Mısır’daki kardeşlere telefon ettiğini, onlar vasıtasıyla da bizi bulduğunu, Nurlardan istifade etmek istediğini söyledi. Bizden bir külliyat satın aldı.

Ve daha bunlar gibi onlarca, yüzlerce, binlerce insanın kalbi, aklı ve ruhu rahmete muhtaç çöl toprağı gibi Risale-i Nur’u arıyor ve muntazır onu bekliyor.

Bir sene önce İhsan Kasım Ağabeyimizle beraber tanıştığımız HEY’ET-İL TALİM-İ ALEM-İL İSLAMİYYE yani İSLAM ALEMİ ÖĞRETİM HEYETİ BAŞKANI DR. ABDÜRREZAK ZAFER diyor ki: “Nur Talebeleri tam zamanında geldi. Şimdi asır, Risale-i Nur asrı. İrtibatımızı kesmeyelim. Benim Taif’te (Taif Mekke’nin yaylası konumunda) bir evim var. Beraber bir ilim meclisi tertip edelim ve dersler yapalım” diyor.

ASKELAN-ÜL HIMYERİ’nin nübüvvet nurunun tulu’unu gözlediği gibi; Ensar’ın çoluk-çocuk, genç-ihtiyar, kadın-erkek Veda Tepelerinde HABİB-İ ZİŞAN’a lika ateşiyle yanıp tutuştuğu gibi fetret misal bu asrın beşeriyeti de hadisat-ı alemiyenin tantana ve demdemesinden ve fikir keşmekeşliğinden kurtulup saday-ı Kur’aniyeyi ve ezan-ı Muhammediyeyi Risale-i Nur lisanıyla dinlemeyi bekliyor. Rabbimiz’den ümitvarız, bu bizim için mukadderdir.

Hiçbir cihetle hiçbir şeye liyakatımız olmadığı halde tamamen bir İhsan-ı İlahi ve bir Lütf-u Rabbani olarak bu hizmet-i imaniye ve Kur’aniyede istihdam ediliyoruz. Ve vazife-i asliyemizi bütün kuvvetimizle Risale-i Nur’ları okumak ve neşrine çalışmak biliyoruz. Ve Cenab-ı Hakk’a nihayetsiz hamdederek diyoruz ki; “Ya Erhamarrahimin! Üstadımızdan ebediyen razı ol. Bizleri Resul-i Ekrem (A.S.M.)’a hakiki ümmet, Üstadımıza ve Risale-i Nur’a hakiki talebe olmak, makam-ı alalarından bizleri temaşa ve teveccüh eden ervah-ı tayyibeye “Maşallah, Tebarekallah” dedirtecek evsafa muvafık hareket ve ihlas ve istikamet ve muvaffakiyet nasib et.” AMİN…

 

                                    MEKKE NUR TALEBELERİ NAMINA

                                         SELİM HANİFE

                                                       Ağustos 2004