Manila'da, 6 aydir Risale-i Nur'u okuyarak 15 gun once Islamla
sereflenen, Ingilizce hocamizin guzel bir mektubunu
orijinali ile birlikte beray-i malumat arz ediyoruz.
FILIPINLER'DE
RISALE-I NUR'A OLAN IHTIYAC
Allah'in emirleri karsisinda boyun egmek ve teslim olmak, onun iyiliklerine, bize olan sefkatine ve rahmetine karsi fitri bir mukabeledir. Said Nursi'nin Sozler isimli kitabindan bir kac bolum okuduktan sonra anladim ki; bu, su ana kadar benim ulastigim nihai neticedir. Musaade ederseniz, size Islam'a giris hikayemden bahsetmek istiyorum.
Ben, Katolik bir toplumda dogdum ve bulug cagina kadar tamamen bu ortamda yetistim. cocukluktan ciktigimda, kilisenin vermis oldugu mesajlardaki tutarsizliklari anlamaya basladim ve de kilise liderlerinin iki yuzlulugu, bana bunlarin gercek Hiristiyanligi temsil etmedikleri kanaatini verdi. Bu hayal kirikligi, beni Katolik kiliseden ve dolayisiyla zamanla da Allah'tan uzaklastirdi. universiteye gelene kadar, artik ben Allah'in (hasa) olmadigina (olsa bile bize ehemmiyet vermedigine) iyice inanmaya basladim. Yillarca Dini merasimlerden ve icinde Dini mana iceren herseyden kactim. Kendimi herseyi bilen ve herseye gucu yeten bir Zat'in olmadigi noktasinda ikna ettim. Hesab verecek birinin olmadigi bir hayat, bana daha kolay gorundu. Hayatima bir aciklik getirmek ve bir mana vermek icin, hayatimin mutlak prensibleri olarak cihansumul adaleti, sulhu ve uyumlulugu kendime rehber edindim, ama "Halk edici bir Zatin mevcudiyeti" fikrini asla.
Bir gece yarisi, benim bu gururumun bos oldugunu bana gosterdi. Eve dogru yururken, muhtesem gokyuzune baktim, akip giden bulutlarin ay isiginda raks ettiklerini gordum. Onun muhtesem guzelligi beni kavradi. O gece, bir anda, bu fitri, orijinal, mukemmel gecenin renginin tesadufen olamayacagi fikri, (ki daha onceleri boyle olduguna kendimi zorlamistim) beynimde simsek gibi cakti. Bunun arkasinda, mutlaka bir sanatkar olmali idi ve bu boyama, bu renkler onu tanimamiz icindi. Kendi kendime "Evet Allahim! Sana inaniyorum." dedigimi isittim ve Allah'a bu hidayeti bana nasib ettigi icin sukrettim.
Allah'a olan imanimi tekrar yenilemem gerektigine karar verdim ve tekrar arastirmaya, eskiden biraktigim Hiristiyanliga ve onun mezheplerine geri donerek basladim. Her birisi, kendilerinin dogru Hiristiyanlik oldugunu iddia ediyordu. Hepsi de beni iyi karsiladilar ve hangisine gitsem, bana dogru yere geldigimi soyluyorlardi. Bununla beraber dogmalarin cok kisitlayici oldugunu hissettim. Ayrica İncil'in degisik yorumlari da birbirine ters dusuyordu. Bu sefer, oncekinden daha fazla gozumu acmis olarak onlari terk ettim.
Mistik, dogu dinlerini arastirdim. Bir muddet, beni o Yuceye baglayan meditasyonu denedim. Bir muddet sonra, kalbim tekrar yorgun dustu. Allah'i bilmeyi ve ona kulluk etmeyi siddetle arzuluyordum ama bugune kadar karsilastigim dusunce sistemleri ve dinler, bundan yoksundu. Haliyle, suna kanaat getirdim ki, mukemmel bir Din yoktur. Butun Dinler, insan yapimidir. Ya kulturel degerlerden etkilenmistir, ya da kurucusunun sahsiyeti uzerine bina edilmistir.
İlginctir ki; Filipinler'de yaklasik dort milyon Musluman olmasina ragmen, bunlardan bir tanesi ile de tanismadim. Ne İslam'la ilgili bir yazi, ne de bir kitaba rastladim. Sadece bildigim, haberlerde cikan, Ebu Sayyaf'in yagmalama haberleri ve de isyanci Moro İslami Hurriyetci Gucler ile hukumet arasindaki baris gorusmelerinin devamli olarak bozulmasiydi. simdi, Allah'a bana Turkiye'den iki talebe gonderdigi ve yanlarinda Risale-i Nur'u getirdikleri icin sukrediyorum. soyle bir soz vardir: "Talebe hazir oldugunda muallim ortaya cikar." Ve Risale-i Nur, ben dogru bilgiyi bulmak icin gosterdigim sonuc vermeyen, umitsizcesine arastirmalarimdan dolayi tukendigim bir zamanda bana gorundu.
Ama, basta Risaleye inanmak kolay degildi. Korkularim, suphelerim, gururum, onyargilarim ve de kafamdaki karisikliklar onu daha daha cabuk anlamama mani oldu. Bu menfi tesirlere karsi, Risaleler, nazik bir sekilde, bunlari izale etti. İcinde yazili olan hersey, bizim bilmemiz gerekenler. O; bugune kadar bildigim, o derin, manevi yazilarin hepsinden daha ustun. İzahatlar acikca, sade ve mantiki olarak veriliyor, butun supheler, korkular, onyargilar ve de muglak meseleler izale ediliyor.
Risaleler, saadetli ve manidar bir hayata ceken bir miknatis gibidir. Ben, okudukca ona daha cok ac oldugumu hissettim. Daha diplere daldikca, daha fazla mucevherler buldum. İcindeki hakikatleri daha cok arastirdikca daha fazla zihnen, ruhen ve de hissen ikna oldum. Daha cok okudukca, daha cok Allah'in emirlerine teslim olma arzusu bende artti. simdi Risaleler, Filipinler'de. insaallah, İslam'in burada yanlis anlasilmasini duzeltecek ve de onlari Said Nursi'nin emelini tasidigi İslami bir millet haline gelmesine vesile olacak.
Eger sokakta herhangi bir Filipinli'ye Muslumanlar hakkinda ne dusundugunu soracak olursaniz, cevap olarak sunlari duyacaksiniz: "Cihad, affetmemek, iskence, gericilik, cehalet, Hiristiyan dusmani, Yahudi dusmani, Amerikan dusmani, ikinci sinif vatandas muamelesi goren kadinlar vs.
Bu insafsiz hucumlar; maalesef, Ebu Sayyaf'in terorist faaliyetleri, Milliyetci İslami hareketlerin ayri bir Mindanao İslam Cumhuriyeti kurma cabalari, vs.. medyada devamli olarak propagandasi yapilan Bati dusunce hegemonyasinin urunudur.
Ne yazik ki, İslam Filipinler'de gayr-i Muslimler tarafindan yanlis anlasiliyor. ozellikle de kendi terorist faaliyetlerini hakli cikarmak icin, ifratkar İslami grublar, zarar verircesine, diger Muslumanlari 'Resulullah'a (A.S.M.) layik degiller' diye itham etmektedirler. İste Risale-i Nur, bu nevi cehalet karanliklarinda olanlara da Nur getirecek insaallah.
Her yerde ve de her gun sadece İslam'in degil, hayatin kudsiyetine de hucum ediliyor. Zihnen karisiklik, carpisma, tahkir, kayitsizlik, manen yorgunluk ve de anlamsizlik bugunku gencligin durumunu ifade ediyor. Onlarin, bu milletin umidi olarak, hakiki ve dogru rollerine ulasmak icin, daima yanan ve parlayan hikmet nuruna ihtiyaclari var.
ozellikle Katolik Filipinliler icinde.. ki burada, Hiristiyanlar ve Muslumanlar arasindaki tansiyon daima yuksektir; onlarin baris icinde bir arada olmalari cok zordur; zira, hassas ve kirilabilir. Said Nursi'nin Musluman-Hiristiyan ittifaki noktasindaki fikirleri, bu tansiyonu dusurecektir. suphe duvarlarini yikacaktir ve de Hiristiyanligi tekrar asil ruhuna dondurecek ve Islam'i yuceltecektir.
Kardesiniz S.T.
Manila-Filipinler
© www.SaidNur.com ©