BISMILLAHIRRAHMANIRRAHIM

ASSALAMU ALAIKUM WA RAHMATULLAHI WA BARAKATUHU

 

BISMILLAHIRRAHMANIRRAHIM

ASSALAMU ALAIKUM WA RAHMATULLAHI WA BARAKATUHU


Muhterem Abiler;


Nur davasinin, Risale-i Nur eserlerinin ve Hz. Nur Ustadimizin vazifesinin Filipinler'de, basta baskent Manila olmak uzere, simdi muhtelif vesileler vasitasiyla diger adalarda da inkisafini ve intisarini bayram telakki ediyor, bu bayrami tebrik manasinda bir iki mujdeli haber arzetmek istiyoruz.

4-5 ay evvel "hakikat merkezi" diye bir organizasyonu ziyaret etmis, kitaplarimizdan vermis, Resul-i Ekrem (ASM) ve Hz. Ustad'dan bahsetmistik. Bir kac hafta sonra da, bu organizasyonun genel baskani dersanemizi ziyaret etmis, gece gec vakitlere kadar Risale-i Nur okumus mutaala etmistik.

Ve gecen gunlerde sayin baskan, Vic Hao Chin Jr bizi arayarak soyle dedi; "Bohol adasinda, tum Filipinler temsilcilerimizin katilacagi, Felsefe Semineri duzenliyoruz, sizin isminizi de konusmacilar listesine yazdim, Said Nursi ve Risale-i Nur hususunda bilgi verebilir misiniz? Ucak biletleriniz ve oteliniz ayarlandi."

Zaten biz de, bir zemin ve zaman ariyorduk, ve kabul ettik. Sempozyumun mevzuu, "Dinler isigi altinda kisisel gelisim, insan, meditasyon" Biz ise "Risale-i Nur ve Hz.Bediuzzaman" baslikli bir yazi hazirladik.

Cuma gunu sabah saat 06.00'da Manila'dan hareket ettik, Manila'dan bir bucuk saat mesafede. Bohol adasinin baskenti Tagbilaran'da sabah kahvaltisini yaptik. Daha kahvalti esnasinda, Musluman oldugumuzu, Turk oldugumuzu duyanlar kahvalti suresince sualler tevcih ettiler. Bu kahvaltidan belli oldu ki, sempozyum suresince yogun olacagiz. Buradan, sempozyumun yapilacagi Karmen adasina gectik. Bu adanin ozelligi, burada 1268 tepecik var. Otelimiz bu tepelerden en buyugune kurulmus, otelden ucsuz bucaksiz ovaya bakinca, yemyesil adanin her tarafinda, dest-i hikmetle sacilmis 1268 tepecik
goruyorsunuz.

Cuma gunu ikindiyi muteakip sempozyum basladi. Hindistan'dan Budizm temsilcileri, Hinduizm temsilcileri, Filipinler'in hemen hemen her tarafindan Hristiyan komiteleri, Kilise temsilcileri, interfaith komitelerinin onde gelenleri katilmisti. Biz ise(Ingilizce hocamiz ve biz) sempozyumdaki tek Musluman temsilciydik. Dolayisiyla uzerimizdeki vazife, sadece Risale-i Nuru ve Nur Ustadimizi anlatmak degil, temel olarak da olsa Islam'dan da bahsetmek oldugunu farkettik.

Sempozyumda dort konusmaci vardi, bizim haricimizdeki uc konusmaci Self integration, meditasyon, dinler arasi dialog, sevgi, baris icinde yasanabilir bir toplum vs. mevzularda konustular. Herbir konusmacinin konusmasindan sonra aralar verildi, kahve ve yemek aralari. Ne zamanki ara verildi, biz hemen kitaplarimizi dagitmaya basladik, zaten fitri olarak bir kaynasma olmustu.

Sempozyumun basinda konusmacilar takdim edildiginde bizim Turkiye'den oldugumuz, Musluman oldugumuz soylendiginden, herkes tanismak istiyor, birseyler sormak istiyorlardi. Mevlana soruluyor, dagittigimiz kitaplar soruluyor, Hz.Ustad'i soruyorlardi.

Ozellikle bu aralarda Hocamizin etrafinda hep 10-15 kisilik gruplar oluyor, O da sevkle Hz.Ustadin hayatini, Risale-i Nurlarin nasil yazildigini anlatiyordu, bazen Ingilizce bazen Tagalogca. Bazen agliyor, Ustadimizin cektilerini anlatiyordu, hatta bir ara soyle dedi; "Siz burada meditasyondan bahsediyorsunuz, bir insan dusununki, mekani daglar, magaralar, surgun koseleri ve hapishaneler, fakat o mekan boyutunu coktan asmis ve hayati meditasyonla gecmis, her an tefekkur halinde bir insan, her an dusunen bir insan, herseyin guzel yanina bakabilen bir insan, yazdigi eserler ile kainati degistiren ve degistirecek bir insan, az uyuyan, az yiyen, az konusan fakat hikmetli konusan; hikmet insani (the man of wisdom) tefekkur insani. ilaahir..

Gece odama cekildigimde, iki rahip geldi. Beraberce Hz.Ustad'dan dersimizi aldik. Ihlas risalesindeki Hristiyanlarla alakali hasiyeden, 20.Mektuba kadar cok guzel sohbetler ettik. Onlarda incil getirmislerdi. Oradan okudular bana. Mevzu tevhid oldugundan, ben musaade isteyip ellerindeki Incil'i aldim ve oradan okumaya basladim.

Sadece bir misal; "Musa aglayarak kavmine dedi; Rabbimiz olan Allah'dan baska Rab yok, O tektir, nicin Ona es ararsiniz." 16.Mektuptan 16.Isarette yeralan bazi ayetleri hususiyle Incil'deki ayetleri okuduk, Onlar da ayeti okuyup, hemen Incil'den buluyorlar ve saskinlikla, "Bu Zat'in bu ayetleri bilebilmesi
icin butun Incili cok iyi bilmesi icab eder" diyorlardi.

Fakat birisi dedi: "Aslinda buradaki mujdeler, Hz.Muhammed'den degil, Holy Spirit (kutsal ruhtan) haber veriyor." cevaben dedik; "Hz.Isa kendisinden sonra gelecek birisini mujdeliyor, eger dediginiz gibi olsa, kutsal ruhun Hz.Isa'dan sonra gelecek birisi olmasi icabederki, bu incile ters, zira Rabbimiz Hz. Isa'yi Hz. Meryem'e mujdelerken Kutsal Ruhu gonderdigini soyler. Yine mesela son yemekte Havarilerine hitaben "Where I m going, you cant go with me, but dont worry, the Helper will come, he will tell the truth about Allah" "Ben gidiyorum, siz ise gelemezsiniz benim gittigim yere, fakat korkmayin, uzulmeyin, O (yardim edici) gelecek ve O Allah hakkinda hakikati soyleyecek" ve bu hakikatin da hakikatini Risale-i Nurdan 19. Mektup'dan okuduk, kisaca nev'i beserin besten birisini ve kure-i arzin yarisini hukmune tabi eden, kendisine Allah tarafindan inzal edilen Kuran ile Allah hakkinda hakikati beyan eden, Hz.Isa'dan sonra gelen, Hz.Muhammed'den baska kim vardir?

Sonunda dediler: "Biz geldik, Incil ile seni iknaya, fakat kabul ediyoruz  Hz.Muhammed Peygamberdir, yani Musa gibi, Yunus gibi bir peygamberdir. Fakat Isa baskadir.." dediler. Biz kitaplarimizdan verdik, dua ettik, Rabbim hidayet nasip etsin diye...

Cumartesi sabahi bize, gecen donem icisleri bakani, bu donem milli guvenlik bakani olan ve basbakanliga aday oldugu icin istifa eden buranin en buyuk partilerinden birisinin genel baskani Ping Lacson'un ayni otelde oldugunu soylediler. Bu zati, bir vesile bularak ziyaret ettik. 20 dakika kadar Risale-i Nur dan ve Hz. Ustad'dan bahsettikten sonra kitaplarimizdan verdik. O da sonunda "cok mesgulum fakat okumaya calisacagim " dedi ve ekledi: "Bana Turkiye'den bir arastirmaci-yazar gelmis, sizinle gorusmek, roportaj yapmak istiyor dediler, ben siz bana soru soracaksiniz, ben de cevapliyacam diye bekliyordum, fakat siz anlattiniz, ben dinledim, ben sordum siz cevapladiniz, yani ben arastirmaci oldum, siz benim arastirmama konu, cok memnunum, tesekkur ederim, Muslumanlar bu ulkede ikinci sinif vatandas degiller, ileride herhangi bir konuda komitenize yardim edebilecegim bir konu olursa bana ulasmanizi isterim..." sekreterlerine ve korumalarina da kitaplar verdik...

Cumartesi Risale-i Nur gunu idi. Bir saate yakin bir konusma biz yaptik, Risale-i Nur'dan insan ile alakali bahisleri okuduk. (23.soz, 11.soz, Asay-i Musa'dan 7. meseledeki o uzun paragraf, 31.pencere. vs yerlerden) Daha onceden bir fotokopi cektirip buralari hazirlayip dagitmistik zaten. Sualler geldi buralarla alakali, ve iki defa 11. Soz'deki hayatin gayelerini tekrar tekrar okumamiz istendi. 85 yasinda felsefe profosoru bir hanim soz istedi, (bu hanim ayni zamanda 'theosophical society'nin Filipinler genel baskani) ve soyle dedi: "Ben bugune kadar, bu yasima kadar, insan ile alakali yuzlerce kitap okudum, Aristo'dan, Avi Cenna (Ibni Sina'dan), Sokrates'den, eski yunan felsefecilerinden, modern asir dusunurlerine kadar binlerle kitaplar okudum, kendim kitaplar yazdim; insan denen mucizeyle alakali, fakat bu genc; benim dortte bir yasimda, hic bir akademik kariyere sahip degil, fakat benim butun o ders aldiklarima Bediuzzaman'in kitaplarindan ders verebilir. Ben bugune kadar 70 senemi felsefeye verdim, fakat utanc icerisindeyim, ve hem cok mutluyum.. utanc icerisindeyim, zira 85 yasindayim fakat Said Nursi'yi tanimadim, cok mutluyum, cunki olmeden Allah bana Onu ve fikirlerini tanittirdi, insani kesfeden bir insan buldum, size tavsiyem; 70 senelik felsefe calismak yerine Said Nursi'yi okuyun..." Bu uzun ve cok tesirli konusmadan sonra tekrar insanin tarifi deyip fihristevari o mukemmel tarifi okuduk, kelime kelime, cumle cumle...

Bunun akabinde Hocamiz soz isteyip mikrofon basina geldi ve 10 dakika isteyip 40 dakika Hz.Ustad'in hayatindan bahsetti. Kendisinde husule gelen inkilabattan da bahisler acti. Risale-i Nurun bu millete pirinc (burada ekmek yok, hep pirinc lapasi yiyorlar) kadar zaruri oldugunu anlatti. Konusmalarimizin akabinde, coklari kendi vilayetlerine konusma yapmamiz icin davet ettiler,adresler verdiler,kesinlikle kitaplari gondermemizi istediler. Pazartesi saat besteydi ucagimiz, "bu vakte kadar ne yapalim" diye dusunurken, kaldigimiz yere bazi ziyaretciler gelip, kitaplardan istediler. Biz de elimizde kalan kitaplardan (Hasir risalesi gibi Ayetul kubra gibi) verdik. Dediler: "Burada muslumanlarin yasadigi yerler var, hayret icindeydik, kimse bize burada muslumanlarin oldugunu soylememisti, ne ise hemen ciktik yola, ilk duragimiz cok fakir bir mahalle idi, yol yok, dogru durust ev yok fakat camileri var. Imam Haci Nur Ampa bizi karsiladi, 25 aile musluman olduklarini
soyledi, dedim: "eviniz yok dogru durust, fakat caminiz var" dedi; "Rasulullah Medine'ye gittiginde evi yoktu, ama cami insaatina basladilar once, biz de buraya gelince coluk cocuk once cami yaptik, evimiz yok ama bes vakit ezan sesimiz var, evlerimize de basladik, hukumet yardim ediyor, bu arsayi hazineden verdiler.."

Simdi bunu sunun icin arzediyoruz: Iste bu imana sahip bu insanlar, bir de Risale-i Nur'la imanlarini takviye etseler, Filipinler kavim kavim, kabile kabile Islamiyet'e dehalet etmez mi? Bunlara kitaplarimizdan, burada fotokopi ile cogalttigimiz 23.Soz ve 20.Mektup'dan verdik. Bize bir adres daha verdiler, orada da manzara ayni idi, Ustad Habib Tanda buranin imami, "Ar-Rahim" diye ustunu cadir ile kapattiklari, etrafi acik bir camileri var, ogle namazini kildiktan sonra, musaade isteyip tesbihati aciktan yaptik, cok hoslarina gitti, bir kac sayfada ders okuduk. Burada da 100 aile vardi. Bohol adasinin toplam nufusu 1 milyon 200 bin, Musluman olarak 1000 aile kadarlar, yani 5000 civarinda Musluman var...

En son olarak valiyi ve belediye baskanini ve baskent kutuphanesini ziyaret edip Risale-i Nurlari biraktik... InshaAllah dua edin, haftaya Hz.Ustad ve Risale-i Nur ile alakali Tagalogca ve ingilizce hazirladigimiz kitapcigimizdan 10000 adet bastirmis olacagiz, su anda matbaada baskisi devam ediyor... Uzun yazdik, hakkinizi helal edin, Duaniza cok muhtac kardesleriniz

S.T, E., M.R.

© www.SaidNur.com ©