EDDÂİ
(*)
Yıkılmış bir mezarım ki, yığılmıştır içinde
Said'den
yetmiş dokuz emvat (**) bâ-âsam âlâma.
Sekseninci
olmuştur, mezara bir mezar taýş.
Beraber
ağlıyor (***) hüsran-ı İslâm'a...
Mezar
taşımla pür-emvat enindar o mezarımla
Revanım
sâha-i ukba-yı ferdâma...
Yakînim
var ki: İstikbal semavatı ve zemin-i Asya
Bâhem
olur teslim, yed-i beyza-yı İslâm'a.
Zira
yemin-i yümn-ü îmandır
Verir
emn-ü eman ile enâma...
__________________________
(*) Bu kıt'a, onun
imzasıdır.
(**) Her senede iki defa
cisim tazelendiği için iki Said ölmüş demektir. Hem bu sene Said yetmişdokuz
senesindedir. Herbir senede bir Said ölmüş demektir ki, bu tarihe kadar Said
yaşayacak.
(***) Yirmi sene sonraki
bu şimdiki hali, hiss-i kablelvuku' ile hissetmiş.